Kepçe kulak, kulağın kepçe şeklindeki çıkıntılı bölesinde bulunan ve Y şeklini andıran kıkırdak kıvrımının yeterli seviyede gelişmemiş olmasından kaynaklanan bir sorundur. Kıkırdak doku yeteri kadar gelişemediği için kafatasıyla arasında oluşması gereken açı genişler ve kulak çıkıntısı ön tarafa doğru eğilmeye başlar. Bunun sonucunda da kulaklar daha geniş bir açı ile açık görünür. Normal şatlarda bir kulak 6,5 cm uzunluk ve 3,5 cm genişliğe sahiptir. Kulak ile kafa bölgesi arasında bulunan açı ise normal şartlarda 30 derecelik bir açıdır. Verilen bu değerler ile kıyaslandığında daha büyük açılar ortaya çıkıyor olması kepçe kulak sorunu ile karşı karşıya olunduğunu gösterir. Bu durum ölçülerle ispat edilmese de dışarıdan bakıldığında kendisini kolaylıkla ortaya çıkarabilecek türdedir.
Kepçe kulakların oluşumunda genetik yatkınlık etkilidir. Genetik unsurlara bağlı olarak ortaya çıkan bu durum sadece yapısal bir farklılık olarak düşünülmelidir. Ailesinde kepçe kulak görünümü olan kişilerin çocuklarında yaygın şekilde ortaya çıkıyor olması, kepçe kulakta genetik faktörlerin son derece etkili olduğunu ortaya koyuyor.
Bunun yanında doğuştan kaynaklanan nedenler ya da daha sonra ortaya çıkan çeşitli nedenler dolayısıyla da oluştuğu görülebilmektedir.
Kepçe kulakların oluşmasındaki en büyük etken kulak kıkırdak yapısıdır. Yapılan incelemelerde de net bir şekilde ortaya çıkan etkinin antiheliks ismi verilen kulak çıkıntı kıvrımının yetersizliğidir. Bu bölgede oluşan deformitenin daha çok kafa yapısının düzleşmesine, kulak üst çıkıntısının orantısız oluşuna ve kulak arkasındaki kulak ve kafa bölgesini bağlayan ara dokusunun genişlemesine neden olduğu görülmektedir. Bazı durumlarda ise antihelikal kıvrım çok iyi gelişmiş olsa da konka denilen kulağın açık kısmı fazla genişlemiş olduğu için yine kepçe kulak sorunu ortaya çıkabilmektedir. Kulaklarda mevcut olan kartilaj bükülebilirliği seviyesi kişinin annesinden aldığı östrojen düzeyine bağlı olarak değişebilir. Bu durumda yine neden olan faktörlerdeki genetik yatkınlığı ortaya çıkarmaktadır.
Prof. Dr. Berna Uslu Coşkun