Alerjik Rinit Nedir?

Alerjik rinit veya saman nezlesi, hava yoluyla alınan alerjenlere karşı duyarlı bireylerde burun akıntısı, hapşırık, burun tıkanıklığı ve burun, boğaz kaşıntısı ile karakterize bir hastalıktır. Alerji genetik geçiş özelliğine sahip bir hastalıktır ve her iki ebeveynin alerjik olması durumunda çocuklarında da %50 olasılıkla alerji görülmektedir. Alerjen maddeler alerjik bünyelerde vücut savunma sistemi ile karşılaştıklarında bunlara karşı Ig E adı verilen özel bir antikor üretilmektedir. Bu antikorların alerjenlerle tekrar bir araya gelmesi burun mukozasındaki (burun içini döşeyen zar) hücrelerden alerjik reaksiyona sebep olan kimyasal maddelerin salgılanmasına yol açmaktadır.

Hava yoluyla alınan alerjenler; polenler, hayvan epitel ve tüyleri, mantar sporları ve ev tozu akarlarıdır. Alerjik rinit, akut ve kronik sinüzite sebep olması ve hastanın yaşam kalitesini etkilemesi nedeniyle teşhisi ve tedavisi önemlidir. Alerjik rinit bahar ve yaz aylarında ortaya çıkabildiği gibi, tüm yıl boyu da sürebilir. Alerjik rinit özellikle çocuklarda astımla, orta kulak hastalıkları ile besin alerjileri ile görülebilir.

Alerjik Rinit Tanısı Nasıl Konulur?

Tanı, alerji ile uyumlu bir klinik, kulak burun boğaz muayenesi ve endoskopisi ve deri prick testi ya da kan testleri ile konulmaktadır. Deri Prick testi, hastanın ön koluna içinde alerjenlerin bulunduğu solüsyonlu applikatör cildin en üst tabakasına uygulanır ve 20 dakika beklenir. Hastanın alerjen duyarlılığı varsa, o bölgede şişlik ve kızarıklık olur. Hekim bu kızarıklıkları ve şişlikleri değerlendirerek hastanın duyarlı olup olmadığını ve duyarlı ise hangi alerjene duyarlı olduğunu belirler.

Alerjik Rinit Tedavisi Nedir?

Tedavisi ise korunma, ilaç tedavisi ve immünoterapi dediğimiz aşı tedavisinden oluşmaktadır. İlaçla yapılan tedavide kullanılan ilaçlar; oral veya topikal antihistaminikler, oral veya topikal dekonjestanlar, topikal kromonlar, lökotrien antagonistleri, topikal ve nadiren sistemik glukokortikosteroidlerdir. Alerjik rinit tedavisinde kullanılan en eski ilaçlar oral antihistaminiklerdir. Tedavide kullanılacaksa yeni generasyon antihistaminikler ilk seçenek olarak tercih edilmelidir. Oral antihistaminikler burun kaşıntısı, akıntı ve hapşırık şikayetlerini engellerler ama burun tıkanıklığı semptomunda etkinlikleri minimaldir. Günde tek doz kullanılırlar. Topikal antihistaminikler, burun kaşıntısı, hapşırık, burun akıntısı ve tıkanıklığı giderme de etkilidirler. Günde iki kez uygulanmaları gereklidir. Oral antihistaminiklerle eşit oranda etkilidirler. Topikal kortikosteroidler, Alerjik rinitin tüm semptomlarını kontrol altına almada elimizdeki en güçlü silahlardır.

Göz semptomları üzerinde de etkilidirler. Etkinlikleri 4-7 saat arasında başlar ama maksimum etkinliğe iki hafta içinde ulaşırlar. Profilaktik amaçla da kullanılabilirler. Hastanın semptomlarına göre devamlı veya ihtiyaç halinde de uygulanabilirler. Sistemik emilimleri az olduğu için yan etkileri minimaldir. Bu nedenle uzun süreler güvenle kullanılabilirler. Lökotrien antagonistleri, tüm rinit semptomlarına etkilidirler. Özellikle nazal ödemi azaltırlar. Etkinlikleri antihistaminiklere eşittir. Antihistaminiklerle kombine edilebilirler. İlaçla tedavinin yeterli kalmadığı, uygun endikasyonu olan hastalarda aşı tedavisi yani immünoterapi yapılmaktadır. Alerjinin gidişatını değiştirebilecek tek tedavi yöntemi aşı tedavisidir.

Alerjik Rinitte Korunma

Korunma çoğu zaman yetersiz kalmaktadır. Polen alerjisi olan hastalara, mevsiminde yoğunluğun en fazla olduğu 10-16 saatleri arasında kapalı ortamda kalmak, araba camlarını kapalı tutmak, geceleri duş yapmak, gözlük kullanmak ve rüzgarlı havalarda dışarı çıkmamak önerilir. Ev içi alerjenlerin yıl boyu süren rinit ve astım etyolojisinde önemli rol oynadığı bilinmektedir. En önemli ev içi alerjeni ev tozu akarlarıdır. Akarlar nemin %50’den az olduğu ve 60°C derecenin üstündeki sıcaklıkta yok olurlar. Akarların vücut proteinleri ve dışkıları alerjenik özelliktedir. Yatak odalarında bulunan yorgan, yastık, halı, kilim ve perde başlıca ev akarı kaynaklarıdır. Akarlardan korunmak için yerler mümkün olduğunca boş tutulmalı ve anti-alerjik HEPA filitreli elektrik süpürgeleri ile sık sık temizlenmelidir. Klima ve merkezi ısıtmadan uzak durulmalı, evin ısı ve nemi azaltılmalıdır. Akar alerjisi olanlar antialerjik yatak takımları kullanabilirler. Çamaşırlar 60°C derecede en az haftada bir yıkanmalıdır. Toz tutan koltuk kitap halı gibi eşyalar yatak odasından uzaklaştırılmalıdır. İçi doldurulmuş oyuncaklarda önemli bir akar kaynağıdır. Bu oyuncaklar akar sayısını düşürmek amacıyla geceleri buzdolabında tutulabilir.

Mantar alerjisi olan hastalarlar mümkün oldukça güneş gören ve havalandırması iyi olan evleri tercih etmelidir. Ev içi nem oranını mümkünse %35’in altında tutulmalıdır. Nemi düşürmek için HEPA filtreli klimalar kullanılabilir. Yer döşemesi olarak halı yerine parke, duvarda da kağıt yerine boya tercih etmeleri uygun olur. Banyo, kiler ve mutfak gibi yerlerin havalandırması iyi yapılmalıdır. Buzdolaplarında küflenmiş gıda bulundurulmamalıdır.

25+YILLIK DENEYİM
Kulak Burun Boğaz Uzmanı

25+YILLIK DENEYİMKulak Burun Boğaz Uzmanı

Doktorunuza Danışın

İstanbul, TÜRKİYE

Halaskargazi Mh. Rumeli Cd. N:71 Kat 6 Nişantaşı- İstanbul | TÜRKİYE

Doktorunuza Danışın

London, UNITED KINGDOM

1C Lansdowne Rd, N17 0LL, London | UNITED KINGDOM

Bu sitede yer alan bilgiler tamamen bilgilendirme amaçlı olup tüm kişilere uygunluğu hekim kontrolü gerektirir.

© 2023 Prof.Dr. Berna Uslu Coşkun Tüm Hakları Saklıdır.
Designed by

nanbis logo